Ben Seni Duyarim Oğul!!!!

Sanki dün gibi doğduğun o gün, ilk tenimle buluştuğun o anki, o yüz ifadende ki saklı olan o huzurundum ben senin oğul!

Şaşkın şaşkın bilinçsizce etrafa baktığın anlarda, kendini güvende hissettiğin, sığındığın limanındım ben senin oğul!

Hani o açlıktan kendi parmağını emmeye başlandığın o an, benden medet umarcasına ağzını açıp yaklaştığın o ak süt kokundum ben senin oğul!

Gece gündüz demeden, seninle herhangi bir diyaloğa girmeyi bilemeden, sadece attığın çığlıklarla uzlaşmaya çalışan bir vicdan mahkemesiydim ben senin oğul!,

Hele benimle ilk diyalog içine girişin, ben sustum diye arka arkaya kendince çıkardığın seslerin, notaların namelerindim ben senin oğul!

Daha bir kaç aylıkken anlamlandıramadığım bir huzursuzluğun, bir türlü inmek bilmeyen ateşinin, ve en sonunda alt damağında farkettiğim, ilk süt dişindim ben senin oğul!

Ve umutların yeşerdiği o an, benimle konuşmaya çabaladığın, bana birşeyler anlatmak istediğin, melodili ilk kelimendim ben senin oğul!

Hani o tüm cesaretini toplayıpta ayağa kalktığın ve hiçbir yere tutunmadan bana doğru attığın o cesur, azimli, emin ilk adımlarındım ben senin oğul!

Nakış nakış işlenen kanaviçe misali, her karesinde ki eşi benzeri olmayan bir güzelliğin ayrı bir tezahürü saklı olan, dünyevi eserimsin sen benim oğul!

Kocaman delikanlı oldun ve zamanın çocukları dediklerimizle farksızlaşan tutumların, bende ki yarattığı öz eleştirisisin sen benim oğul!

Nerde hata yaptım acaba diye, saatlerce, günlerce kendimi yiyip bitirdiğim o sayılı günlerimin, saçlarımda ki beyaz izlerisin sen benim oğul!

Ana yüreğidir kırılmaz diyenler varken, hayır ana da alınabiliyor diyen yüreğimin derin bir sızısı oldun sen benim oğul!

Ana neden kırılamazmış, ana taşmıymış acaba derken; bende ki bu sızıyı anlamayan, itici bakışlarındaki yanınım ben senin oğul

Her kırıldığım anımda, o yüce divandan af dinlendiğim, merhemet dinlendiğim, ben affediyorum yarabbi sende affet dediğim, merhamet pınarımsın sen benim oğul!

Belki istediğin gibi bir anne olamadım ama, her yaşadığından ders çıkarıp, kendine çeki düzen vermeye çalışan, seni anlamaya çalışan güdümsün sen benim oğul !

Geldik gidiyoruz iki kapılı bir handa biçare, yarınlarıma bağladığım ve belki yarın dediğim sancılı bir bekleyişimsin sen benim oğul !

Olurda bu bekleyişler içinde vuslata eremez ve hakka yürürsem eğer, sessiz gidişimdeki ağıtlarım, dilimde ki son kelimem olacaksın sen benim oğul !

Uykunda saatlerce izlerdim doyamazdım bakmaya sana oğul, o cansız gözlerimin, seni son kez görmek istercesine açık bıraktığı kapaklarında saklı kalacaksın sen benim oğul !

İnsanız beşeriz şaşarız, elbette hatalar yaparız, kırmaktan daha çok birilerine mutlaka gönül koyarız,

Sen benim affetmeyi bilen yanım ve ilk sahibine emanet ettiğim bir elemanın diğer yarısısın sen oğul !

Ey oğul, bir gün keşkeler seni sarar ve sığınacak bir liman ararsan eğer, mezarımdan çekinmeden bana gel, benimle dertleş!

Unutma bir cesette olsa bu beden, yine analık görevini yapacak, ona bahşedilen merhametiyle duyarsız kalmayacak,

Sunu asla hatırından çıkarma oğul, seninle konuşamasam da kemiklerim sızlayarak ben seni dinlerim, ben seni duyarım oğul !!!!!!



Tüm anne ve sevdiklerimizin kıymetinin yaşarken bilinmesi dileğiyle !!!

Saygılarımla....

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Züleyha Akyazı - Mesaj Gönder

#

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Son Nokta Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Son Nokta Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Son Nokta Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Son Nokta Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.