Dua ve Şükür -1

Dua ve Şükür insan hayatında çok önemli bir ikilidir.

Allahın kelamı olan Kuran-ı Kerimin indiği bu mübarek Ramazan ayında bu ikiliye farklı bir pencereden bakacağız ve belki de unuttuklarımızı tekrar hatırlamaya çalışacağız.

Din, bizi zora sokmak ve sürekli yasaklarla hayatı bize zorlaştırmak için varmış gibi bir izlenimin yanlış olduğunu hatta aksine herşeyi bize kolaylaştırmak ve bizim mutluluğumuz için olduğunu göreceğiz.

Kuran`da Rabenna dualarında çoğunlukla Allahtan iyi hal istiyoruz.

Dünya ve ahiret saadeti, huzur istiyoruz.

Hayır istiyoruz.

Ama bunun için gerekenleri yapıyor muyuz?

Hangi psikoloğa gitsek bize etrafımızda bizi üzen ve ruh halimizin olumsuz değişimine sebep olan kimselerden uzak durmamızı söyler.

O kimseler ki şükür etmesini bilmeyen ve herşeye söylenen insanlardır onlardan uzak duralım.

Sürekli şikayet eden, dedikodu yapan, kendine faydası olmayan şeylerle meşgul olan kimseler yanlarındakini de kendileriyle beraber mutsuz ederler.

Bu gibi şeylerle meşgul olmak insanı mutsuz ettiği için ve toplumsal düzeni bozduğu için haram kılınmıştır.

“Allah’ım! Bize dünyada iyilik, güzellik ve nimet ver, ahirette de iyilik, güzellik ve nimet ver.

Bizi ateş azabından koru. (Bakara, 2/201)

Allah‘a dua ediyoruz bize iyilik, güzellik ve nimet versin.

Mutlu olmak için istiyoruz bunları ama içimizde mutlu olma isteği yoksa güzellikler içinde olsak bile olumsuzlukları görüp kendimizi yine bir şekilde mutsuz ediyoruz.

Allahın verdiği o kadar güzellik var ki etrafımızda, biz olumsuzluklarla mutsuz olacağımıza o güzellikleri görebilirsek zaten mutlu olmamız için ve şükür etmemiz için gereken sebeplerin mevcut olduğunu da görürüz.

İnsan hep hoş hal, huzur ve mutluluk isterse ve dua ederse „Allahım beni sevinçlı kıl“ diye. O zaman Allah başlıyor insanın problemlerini halletmeye.

Çünkü bu kulum benden sevinç istiyor ben biliyorum filan şey onu kederlendirir. Ondan uzak tutarım.

Meleklerime emrederim onun sorununu çözsünler.

Hz. İbrahimi ateşe atacaklar, Hz. Cebrail gelip soruyor „Halin nasıl? Yardım edeyim mi sana?“

Yani Allah o anda halini soruyor İbrahimin.

Onun cevabı tabiri caizse şöyle „halim gayet iyi, hala sağlamım yardıma ihtiyacım yok“

İnanın bana İbrahimin hali kötü olsaydı ve ateşe düşseydi yanacaktı.

Ateşin yakmadığı İbrahimin sevinçli haliydi, sakin haliydi.

O şiddet ateşin sıcaklığını azaltıyordu.

Bu demek değil ki insan haksızlığa sessiz kalsın ama feryat figan etmesin.

Kendini paralamasın!

İnsan şükürle meşgul olmalıdır, o zaman bir görecek ki bir kapı açıldı ve kalbine sevinç akmaya başladı.

Sevinçli olmak insanın kendi elindedir, herkesin kendisi bunu bilir.

Measela bir görüntü var bazen açar izlerim, bir iki yaşında bir bebek kahkaha atıyor yada kahkaha atan insanların videosu beni çok mutlu ediyor.

Farkında olmadan bende gülmeye başlıyorum.

İnsanın ruhu acıkır ve bunu anlamanın bir yolu da mutsuz olduğunu farketmesidir.

O vakit anlayın ki ruhunuz acıkmış.

Kendi başına bırakmayın kendinizi.

Gamlandığınız an da hemen mutlu olacak bir şey bulun.

Niye gamlıyım?

Filan filan sebepten.

Peki sevinmek için de sebep var mı?

Var!

O kadar mutlu olacak şeyleri hatırlıyorsun, sonra bir bakıyorsun ki halin değişti, mutlu sevinçli olmaya başladın.

Ve mutluluk bulaşıcıdır.

Siz mutlu olursanız çocuklarınız, anne-babanız, eşiniz, arkadaşlarınız, komşularınız ve hatta bazen de tanımadığınız kimseler bile mutlu olur.

Kendimizi her sabah kontrol edelim bugün yeterince mutlu muyum?

Değilsem mutlu olmak için gereken adımları atmalı ve öyle güne başlamalıyım.

Tabi ki istisnai durumlar var. İnsanın maneviyatını güçlendirmesi de gerekir ama bunun için öncelikle mutluluğu istemek ve ilk adımı atmak gerekir.

Sonrasında Allah gereken malzemeyi bize mutlaka verecektir.

Konu çok uzun ve söylenecek şey çok ama kısaca anlatmaya çalıştım.

Sonraki yazılarım da bu konuya devam edeceğim.

Allahın salatı selamı Hz. Muhammed Mustafa (s.a.a.v) ve Onun pak Ehlibeytinin üzerine olsun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hasan Güneş - Mesaj Gönder

#

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Son Nokta Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Son Nokta Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Son Nokta Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Son Nokta Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.