Bugün 22 Eylül 2019 Pazar
  • Viyana15 °C
  • Graz13 °C
  • Salzburg13 °C
  • Linz13 °C
  • Innsbruck13 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    285,038
    %0.00
  • Dolar
    5,7696
    %-0.72
  • Euro
    6,3163
    %-0.89

Mehmet Aktaş / Başkanın Gözüyle

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mehmet Aktaş / Başkanın Gözüyle

Nerde O Eski Ramazanlar

10 Haziran 2019 Pazartesi 17:28

Nerde o eski Ramazanlar…

Bırakın büyüklerimizi yaşıtlarımıza bile, eski Ramazanlardan sorduğumuzda hep aynı cümleyi duyarız onlardan…

‘Nerde o eski Ramazanlar’…

Ne yalan söyleyeyim yerden göğe kadar haklılar…

Herkesin mutlak söyleyeceği çok şey olur, geçmiş Ramazanlardan…

Nedir o eski Ramazanları aratan sebep. İnananların geçmiş Ramazanlara  duydukları özlemin altında yatan neden, ne ki acaba.?

Eskiye özlem,  kaybolup geri getirilemeyen, hakkıyla değeri bilinmeden elden uçup giden ömre duyulan hasretin ifadesi midir? Biraz öyle  olsa da, mazi tarafına duyulan hasreti sadece nostaljik bir olay olarak görmek  doğru olmaz. İnsan hayatının ilk yılları genel olarak fıtratın henüz bozulmadığı saf ve temiz anlar olması dolayısıyla daima hatırlanır. Yani genel anlamda geçmiş zamanı şimdikinden farklı kılan gerçek sebepler vardır .
 
             Düşünün bir, İnsan küçükken ne kadar da sevimlidir; saf ve tabiidir. Aynen dalındaki meyve ve çiçekler gibidir.
Allah'ın tertemiz yarattığı bu insan, toplum ve çevrenin etkisiyle ne hallere düşer ! Tıpkı dalından koparılan çiçeğin solması, meyvenin bozulmaya yüz tutması gibi değişir ve safiyetini yitirir.
Bu pencereden bakılınca tabi ki eski Ramazanları hatırlayıp özlem duymamak mümkün değildir. Çocukken siz hiç sahura kaldırılmadığınız için ağladınız mı? Davul sesiyle sahur yemeğine kalkıp, top sesi ile de iftar açtınız mı?
Şu bizim kuşağın orucu tutmaya başladığı  seksenli yıllardan söz ediyorum. Ne güzeldi o kavurucu yaz sıcağında tutulan oruçlar !
Yakıcı sıcağın altında sırtına keçi kılından yapılma abasını geçirerek öğlen, ikindi vakitlerine kadar orak biçen köylüleri görenler eski Ramazanları nasıl özlemez, yâd etmezler?
Hele o oruç tutmayanların oruçluymuş gibi Ramazan'a ve oruç tutanlara saygısı ise bir başkaydı.
Meşhur rivayettir: Urfa'lı anne , oruç tutmayan oğluna 'Oğlum ibrahim, sen oruç tutmuyorsun; ancak bu bizimle sahura kalkıp yemek yemen de neyin nesi?' deyince oğlu:
'Kurban olduğum anam, gavur olduk da sahura kalkmayacak kadar da mı gavûr olduk !' demiş.
Evet, Urfa'lının  dile getirdiği bu safiyane saygı ve anlayışı da kaybettik maalesef. Şimdi çarşı pazarı dolaşınca insan o eski günleri hatırlıyor ister istemez. O günlerde lokanta işleten esnafın, 'Ramazan dolayısıyla kapalıyız' 'İftar'dan sahura kadar açığız' şeklinde camlara yapıştırdıkları ilanlara bugün kaç yerde rastlayabiliyoruz? 

Müslüman memleketin çarşı pazarında Ramazanın  rengi görünmüyor. Ramazana saygı diye bir şey kalmadı maalesef. Onun ruhunu incitecek ne varsa bizde fazlasıyla mevcut. Bu konuda  söylenecekler çok elbette,  ancak ceplerimize kadar gelen bir banka ilan reklamını aktarırsam gerisini söylemeye gerek kalmaz sanırım. Reklam şöyle:
 
 ' Ramazan gelmeden kredisi geldi ! Esnaf kardeşim kredini şimdi al, bayramdan sonra öde !'
Aziz Ramazan'da  en çok acı çektiren konu ise İslam âleminin mevcut durumu. Evet İslam âleminin hali hazırdaki hazin haline bakınca Ramazan'dan fazla bir zevk alamıyor insan. Yıllardan beri savaş ateşinin yaktığı ülkelerde yaşayan kardeşlerimizin bu mübarek ayda bile hiç durmadan kanamaya devam eden yaralarını görünce, ne tuttuğumuz oruçlardan, ne kıldığımız teravihlerden, ne de okuduğumuz Kur'an'dan gerçek  manevi bir lezzet alamıyoruz.
Ramazan'ı korku, kan ve açlık içinde geçiren milyonlarca kardeşimizin, bizim gibi rahat bir hayat sürenler üzerinde haklarının olduğunu düşününce iftar yemekleri bir tat vermiyor. Irak, Suriye, Arakan, Yemen, Libya, Afganistan, Doğu Türkistan ve Mısırda ki kardeşlerimizin çektiği acıları, uğradığı mezalimleri nasıl unutabilir mümin olan? Bu bapta söylenecek çok şey var ama kısa kesiyorum yazımı.

Nerde o eski Ramazanlar…

Kısacası eski Ramazanlar aslında halen aynı Ramazan. Mamafih biz insanların geçmişten günümüze değişen Ahlak-Maneviyat, kişilik, ekonomik gibi dejenere olmuş özelliklerimiz bize bu soruyu sorduruyor. Cevabını bildiğimiz halde özeleştiri yapıp bu süreçteki kendi payımıza düşen hatanın neresinde olduğumuzu sorgulamadan soruyoruz bu soruyu. Aceba bu soruyu ”Nerde o eski insanlar” diye sorsak cevabı bulmak daha mı kolay olur bilemiyorum ama bildiğim bir şey varsa oda Ramazanlar aynı Ramazan. Kaybolan İnsanlar, Kaybolan İnsanlık….

Saygılarımla…

 

 

 

Bu yazı toplam 116 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 2017 Son Nokta | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +43 660 8358268 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA