Bugün 15 Ağustos 2018 Çarşamba
  • Viyana22 °C
  • Graz19 °C
  • Salzburg19 °C
  • Linz18 °C
  • Innsbruck17 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    243,842
    %-0.07
  • Dolar
    6,4985
    %-7.15
  • Euro
    7,3766
    %-7.49

İmdat Güneş / Ehli Beyt

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
İmdat Güneş / Ehli Beyt

MUHARREM AYI MATEM AYI

24 Eylül 2017 Pazar 17:53

KERBELA’DA KENDİNİ ARAYAN MEÇHUL! HER YER KERBELA HER GÜN AŞURA Evet; milyonların içinde kaybettim kendimi.Arariken beni ben yapan yitik değerlerimi, bir nida ile irkildim aniden ’yok mu bana yardım edecek’? sesi ile kendimi buldum, ıssız,bela ve gam yeri olan,72 kızıl lalenin açtığı yerde,KERBELADA…Bu çöl ıssız mı? Issız.., gamlımı? Gamlı.., Belalımı? Belalı..Yaslımı? Yaslı.. Al kanlarla boyanan bu çölde;mübarek, nur ve hidayet saçan bedenleri görüyorum.Bu bendenler ki evlad-ı Muhammed’in pare,pare olmuş bedenleri.Daralan ruhum, hüzünlenerek sukut buluyor bu bela ve gam çölünde.Kuranı tilavet eden kesik başları, kum taneleri üzerinde aşka aşkı öğreten kalem misali kolları, yiğitlik sembolü peygamber-i simaları, oklanmış minik, ama heybetli bedenleri görüyorum.Bu mübarek ;pare,pare olmuş bedenler arasında ‘hacer’ misali koşuşturuyorum.Ölü olan kalbimi diriltmek için,bende kaybolan meçhulü bulmak için.Varıyorum canlı kuran olan kesik başa,yalvararak sesleniyorum! Ey mübarek baş anlat,öğret bana yaşat bana mushaflar da kalan kuranı.Sarılıyorum; kalem olan, o nur saçan kollara, basıyorum bağrıma,ne olur anlat bana,öğret bana aşkı ,sadakati ne olur bende aşık ve sadık olamamanın hicranıyla yanmaktayım. Koşuyorum,peygamber-i simaya sarılıyorum pare,pare olan mübarek bedene,ey efendim! Anlat , sende saklı olan hakikatı, öğret peygamberi marifeti. Ölümü öldürerek,kıyam edip sende dirileyim.Koşuyorum oklanan o minik fedai bedene yalvararak sesleniyorum!.Anlat ve öğret bana hüseyn-i cesareti. Bende senin gibi onda yok olayım.Varıyorum, o civan olan, mübarek bedene soruyorum ona,ölüm baldan nasıl tatlı olur? Bende tatmak istiyorum bu hazzı bu sururu ,yaşamak istiyorum şeb-i aruzu .Ey mevlam! tut elimden götür beni sırat-i mustagime. Koşuyorum tövbekar olarak parçalan bedene, anlat bana tövbenin yolu, öğret bana teslimiyeti bende, esaret zincirleri kırarak senin gibi hür olmak istiyorum. Varıyorum, yanmış olan çadırlara, sesleniyorum peygamberin minik evlatlarına ne olur nazar edin bana;anlatın, öğretin bana hidayeti, nakşedin ruhuma hüseyni dirayeti,zeynebi metaneti . Ey babasının süsü olan ey resullahın kızı, anlat bana secaati, sabrı, ve de iffeti.Öğret bunları bana, dedesi cömert,babası cömert ,annesi cömert olan ne olur eli boş göndermeyin beni buralardan.Ey mutlak keremin ,kerem kulları. Aman Allah’ım! Bu çöl nede ıssız ,sessiz bir çöl; ama bu çöl kendi diliyle ne kadarda çok şey anlatıyor hakikatı arayanlara .Sesleniyorum ıssız çöle,ey çöl anlat bana namazın hakikatını,dua ve niyazın özünü,o mutmain nefislere ev sahipliği ve şahitlik yapan sendin.Anlatın bana nasıl çöl olunur. Bende nefsi emaremi çöl yapmak istiyorum öyle ki onda hiçbir günahım yeşermesin.Ve ağlamak istiyorum gözlerimden kan akana kadar. Haykırıyorum; ağlamaktan kan çanağına dönen gökyüzüne,ey asuman; öğret bana ağlamasını,gözyaşının anlamı öğret.Bende ağlayarak arınayım günahlarımdan,ağlayarak yaklaşayım hüseyni marifete.Sarılayım hüseyni değerlere.Ey gökyüzünün gözlerinin kanlı yaşını beyaz bir mendil gibi silen beyaz bulutlar,söyleyin bana o kadar yüksekte olmanızın sebebi saflığınızın sembolü beyaz olmanız mıdır? Öğretin bana ,nasıl sizin gibi benimde düşüncelerim berrak olur .Kanlara boyanan fıratın suyuna koşuyorum ve soruyorum,Ey suçlu fırat !Böyle al kanlara sarılarak kendini mi affettirmek mi istiyorsun? ,sende mi bu mübarek bedenlerin merhametine mi umut bağladın?. Öğret bana affedilmenin yolunu, bende kendimi bağışlatayım bu mübarek bedenlere.Kendimi birden kan ağlayan taşların yanında buluyorum sesleniyorum taşa, ey taş!Neydi seni bu hale getiren seni böyle ağlatan, bende de taşlaşmış bir kalp var ,öğret bana bunun yolunu kalbimde senin gibi yumuşayıp kan ağlasın durmaksızın.Ey kurumuş ve meyvesiz kan ağlayan ağaç, anlat bana ağlamanın hikmetini, bendeki meyve vermeyen amellerim, senden ibret alsın ağlasın, taki meyve verene kadar ağlaması dinmesin.Ey utancından kızaran, karalar bağlayan yaslı güneş!Bende sen gibi karalar bağlayarak, ezadar olmak istiyorum .Öğret bana matem tutmanın yolunu bende kederden senin gibi donup kalmak istiyorum. Ey peygamberin atı!; utancından başını aşağı salarak kan ağlamakta olan zülcenah!.Anlat bana maşuku kaybetmenin acısını, emanete sahip çıkamamanın üzüntüsü söyle bana. Bende yaşayayım seninle beraber o duyguyu, o ızdırabı. Ağlayarak sesleniyorum sizlere, ey mübarek olan, nur ve hidayet saçan bedenler.!Ben sizde dirilmeye geldim hayat bahşedin ölü olan ruhuma.Sizlerin keremliliği dillere destandır ey efendilerim!.Sizler nübüvvet hanedanının kızıl güllerisiniz.Bana meçhul olan beni sizde tanımaya ve de sizde bulmaya geldim.Benliğimden sıyrılarak yok olmak istiyorum sizin varlığınızda.Ne olur ey sahiplerim!tutun elimden size layık olmasam da.Bana, liyakatime göre muamele etmeyin cömertliliğinize göre şanınıza göre ,ihsan ve lütuf eyleyin. HER YER KERBELA HERGÜN AŞURA

Bu yazı toplam 472 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2017 Son Nokta | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +43 660 8358268 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA