Bugün 22 Eylül 2019 Pazar
  • Viyana15 °C
  • Graz13 °C
  • Salzburg13 °C
  • Linz13 °C
  • Innsbruck13 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    285,038
    %0.00
  • Dolar
    5,7696
    %-0.72
  • Euro
    6,3163
    %-0.89

Mehmet Aktaş / Başkanın Gözüyle

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mehmet Aktaş / Başkanın Gözüyle

Kadın Denince

22 Mart 2019 Cuma 11:51

Kadın denince ilk aklıma Hz.Amine gelir. Şereflilerin en şereflisini dünyaya getiren en şerefli kadın en şerefli anne. Anne dedik de Hz Meryem’i anmadan hatırlamadan olur mu? Allah’ın lütfu ile eline erkek eli değmediği halde  Hz. İsayı dünyaya getiren en Kutsal anne. Adam olmadan önce insan olabilmenin en temel unsurdur kadın. Çoğu zaman değil, her zaman her gözün nuru, hayatın can damarıdır. İnsanlığın devamı için  olmazsa olmazıdır. En büyük dertlerin dertlisi, en büyük mutlulukların ardındaki kahramandır. Yani aslında kadın, her 8 Mart’ta adına istatistikler tutulan, şiirler yazılan, methiyeler düzülen ve 9 Mart’ta unutulandır.

Kadın, geçmiş zamanlarda da günümüzde de gerek siyasi gerek ekonomik gerekse kültürel olgular bahane edilerek hep kullanılmıştır. Kadına yapılan bu haksızlığı sadece erkekler değil, hem cinsleri olan yine kadınlar da yapmıştır. Kadını Ekonomik sömürü metası olarak gören, seks kölesi olarak pazarlayan Manukyan’ı hepiniz hepimiz biliyoruz ve dahi manukyan’ın vergi rekortmeni  bir kadın olduğunu bilmeyeniniz yoktur.  Kadınların eşitlik kavramı altında mücadele ettiği bir zamanda hemcinslerinin kendilerini sömürmesi, feministlerin yaptığı aşırı ayrımcılık ve dogmatik yaklaşımları kadınların mücadelesinde en büyük handikaplarıdır.
Kadının başörtüsünü sorun olarak gören ve ona zulmedenle, kadının eteğinin uzunluğu yada kısalığı ile uğraşıp buradan siyasal ve kültürel sömürü elde etmeye çalışanlar  arasında hiçbir fark yoktur.  Kutsal kitabımız kadını kutsallaştırıp, “Cennet Annelerin ayakları altındadır” dediği halde, sözde özgürlük nutukları, kadın erkek eşitliği adı altında yapılan çalışmalar, beyhude propagandalarla kadınlar üzerinden çeşitli sömürüler elde edenlerin ekmeğine yine kadınlarımız yağ sürmektedir. Oysa bir hatırlasalar, bir bilseler, insan olmanın vesilesi HAVVA’dır bir kadın. Sevgilin can damarı AMİNE’dir, latife eş HATİCE’dir ve bir iffet abidesi MERYEM’dir kadın.

Beyinleri pezevenkleşmiş insanlar, her gördüğü kadını orospu sanırlar. Oysa kendi annelerinin bir kadın, kendi eşlerinin de bir kadın olduğunu hatırlasalar şu kısacık dünyamız ne kadar da güzel ve yaşanabilir bir yer olacak değil mi? Sözüm ona kendisine çapkın diyen, metrosexuel diyen, kendini playboy olarak tasvir eden kendini bilmezler, kadınların zaaflarını kullandığı gibi, siyasi, etnik ve kültürel hak arama mücadelesi verdiğini telaffuz edenlerin kadınları kullanması arasında pekte bir fark yoktur.

Oysa kadın, sevmek için yaratılmıştı. Zaten atan kalbin ritmini değiştirmek için, anne olmak için, kardeş olmak için, yoldaş olmak için yaratılmıştı. Kadın şiirlere konu olmak için yaratılmıştı. Her ne kadarda şiir yazmasalar da bütün şiirlerin ana temasıdır Kadın. Şarkıların, düz yazıların ve hatta hiç alakasız konularda bile satır aralarında anlatılandır kadın. Ne kapitalist yaklaşımla kadını köle eden Avrupa dır kadına değer veren, ne şehvet duygularıyla kadınları sex kölesi eden erkek tir kadına değer veren, ne feminist yaklaşımla hak aradığını söyleyen kadın dır kadına değer veren, ne de siyasal,etnik ve kültürel yaklaşımlarla kadının hakkını savunduğunu iddia eden küresel sistemdir kadına değer veren.  Kadına somut olarak, çocukken ebeveynleri, gençken ebeveynleri ve ihtiyarladığında yine ebeveynleridir değer veren. ( Burada bile istisnalar söz konusudur mamafih istisnalar kaideyi bozmaz.) Kadına hep soyut değerler verilmiştir. Şiirlerle, şarkılarla, bir biri ardına yazılmış edebi yazılarda, satır aralarında. Nazım Hikmet’in şu dizeleri gibi mesela:
Hoş geldin KADIN’IM benim, hoş geldin
Ayağını bastın odama,
Kırk yıllık beton, çayır çimen şimdi.
Güldün,
Güller açıldı penceremin demirlerinde.
Ağladın,
Avuçlarıma döküldü inciler.
Gönlüm gibi zengin
Hürriyet gibi aydınlık oldu odam.
Hoş geldin KADIN’IM benim, hoş geldin.  

 

            Tüm okuyucularımı saygı, sevgi ve hürmetle selamlıyor, 8 Mart Dünya Kadınlar gününü en içten dileklerimle kutluyorum. Kadına sadece soyut değil somut değerlerde verildiği güzel bir yıl, güzel bir ömür diliyorum. Saygılarımla…

 

Bu yazı toplam 217 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 2017 Son Nokta | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +43 660 8358268 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA