Bugün 20 Şubat 2018 Salı
  • Viyana-2 °C
  • Graz0 °C
  • Salzburg-2 °C
  • Linz0 °C
  • Innsbruck-1 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    162,670
    %0.30
  • Dolar
    3,7533
    %0.43
  • Euro
    4,6568
    %0.11

İmdat Güneş / Ehli Beyt

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
İmdat Güneş / Ehli Beyt

İSLAMDA ŞEFAAT

01 Şubat 2018 Perşembe 01:39

 

Şefaat vardır vede Üç taife Allah katında şefaat edecektir: Peygamberler, alimler ve şehidler." dir vede şimdi geniş ayrıtınlarıyla delillerle aşağıda açıklayacağız

Mead bölümünde bahis konusu edilen önemli konulardan biri de şefaat konusudur. Lügatte yama anlamını ifade eden şefaat, ıstılahta birinin günahlarının bağışlanması için yapılan aracılık anlamını ifade etmektedir.

Kur'an-ı Kerim ayetlerinde şefaat konusuna işaret edildiği gibi, Hz. Resulullah (s.a.a) ve Ehl-i Beyt İmamları'ndan gelen hadislerde konu daha detaylı olarak açıklanmıştır.

Biz burada şefaat konusunu detaylı olarak inceleyemeyiz. Ama en azından konunun ana hatlarına işaret etmeden geçmemiz de doğru olmaz. Dolayısıyla en azından konunun ana hatlarına özet olarak işaret etmeyi zorunlu görüyoruz.

Her ne kadar yüzeysel bir bakışla Kur'an-ı Kerim'e baktığımızda, Kur'an-ı Kerim'in bazı ayetlerinin anlamı şefaati mutlak olarak reddeder gibi görünüyorsa da, ancak Kur'an-ı Kerim'in şefaatle ilgili olan ayetleri bir araya getirilip, birlikte değerlendirildiğinde, Kur'an-ı Kerim'in mutlak olarak şefaati reddetmediği ve sadece Allah'ın izni olmadan yapılacağı düşünülen şefaati veya bazı kafirlerin itikadı olan putların şefaati gibi, şefaatin bazı türlerini reddettiğini görmekteyiz.

Velhasıl Kur'an-ı Kerim'in: "O gün Rahman'ın kendisine izin verdiğinden ve sözünden razı olduğu kimselerden başkasının şefaati fayda vermez."[16] "...O'nun izni olmadan, hiç kimse O'nun yanında şefaat edemez...." [17] "...O'nun izni olmadan hiç kimse şefaat edemez...." [18] "İman edip Rahman olan Allah'tan bir söz alan hariç, hiç kimse o gün şefaate sahip olmaz" [19] ayetleri ve benzeri diğer ayetler Allah Teala'nın izniyle şefaat olunacağını açıkça ortaya koymaktadır.

Ayrıca, Allah Teala kıyamet günü şefaat edecek ve şefaati makbul olacaklardan örnekler vererek şöyle buyurmuştur: "Rahman çocuk edindi" dediler. Hayır; melekler şerefli kılınmış kullar-dır. Allah'tan önce söz söyleyemezler; ancak O'nun emri üzerine iş yaparlar. Allah, onların yaptıklarını ve yapmakta olduklarını bilir. Onlar Allah'ın hoşnut olduğu kimseden başkasına şefaat edemezler; O'nun korkusundan titrerler."[20]

Yine Allah Teala şöyle buyurmuştur: "Allah, dilediğine ve hoşnut olduğuna izin vermedikçe, göklerde bulunan nice meleklerin şefaati bir işe yaramaz." [21]

Bu ayetler kıyamet günü meleklerin Allah Teala'nın izniyle şefaat edeceklerini ve Allah Teala'nın razı olduğu kimseler üzerinde onların şefaatinin makbul olacağını göstermektedir.

Keza İslam müfessirleri Hz. Resulullah (s.a.a) hakkında nazil olan "Geceleyin uyanıp, yalnız sana mahsus olarak fazladan namaz kıl. Belki de Rabbin seni (Makam-ı Mahmud'a) övülecek makama yükseltir" [22] ayetinde geçen övülecek makamdan maksadın şefaat makamı olduğu üzerinde ittifak etmişlerdir.

O halde bu ayet-i kerime Hz. Resulullah için de şefaat makamını ispat etmektedir.

Görüldüğü üzere bu ayetler Kur'an-ı Kerim'in, şefaati mutlak olarak reddetmediğini ve Allah Teala'nın izniyle bazı mukaddes insan ve meleklerin şefaat edeceklerini ortaya koyuyor.

Hadislerde Şefaat

Hadislere gelince, hem Hz. Resulullah (s.a.a), hem de Ehl-i Beyt İmamları'dan konu hakkında gelen hadisler şefaat konusuna daha da açıklık getirmiştir. Kimlerin şefaat edebileceği ve kimlere şefaat olunabileceği hususu genişçe beyan edilerek, şefaat konusunun İslam dininin temel ilkelerinden biri olduğu açıkça gözler önüne serilmiştir.

Bizim tevatür haddini aşan bu hadislerin tamamına değinme imkanımız yoktur. Ancak numune olarak onların bazısına işaret edeceğiz.

Hz. Resulullah şöyle buyurmuştur: "Her peygamberin müstecab duası vardır. Her peygamber o duasını acilen etmiştir. Ancak ben duamı, ümmetime şefaat için kıyamet gününe saklamışım. Benim şefaatim ümmetimden Allah'a ortak koşmadan ölenlere nail olacaktır." [23]

Yine Hazret şöyle buyurmuştur: "Bana beş şey verildi.... onlardan biri şefaat etmektir. Ben onu ümmetime saklamışım. O, Allah'a şirk koşmayanlar içindir."[24]

Yine Hazret şöyle buyurmuştur: "Benim şefaatim ümmetimden büyük günah işleyenler içindir. İhsan ehline gelince onlar için bir sorun yoktur" [25]

Yine Hazret şöyle buyurmuştur: "Üç taife Allah katında şefaat edecektir: Peygamberler, alimler ve şehidler." [26]

Yine Hazret şöyle buyurmuştur: "Ben ümmetimin yarısını cennete götürmekle şefaati seçmek arasında muhayyer kılındım. Ben şefaati seçtim. Çünkü şefaat daha kapsamlı daha yeterlidir. Şefaatin takva ehli için mi olduğunu sanıyorsunuz? Hayır o günahla kendini lekeleyen günah ehli içindir." [27]

Hz. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Üç şeyi inkar eden bizim şiamız (takipçimiz) değildir: Miracı, kabir sualini ve şefaati."[28]

Bu hadislere benzer onlarca hadis vardır. Bütün bu hadisler ve yukarıda işaret ettiğimiz ayetlere rağmen, bazılarının şefaat konusunda tereddüt etmesi, doğrusu tevcih edilecek bir konu değildir

Bu yazı toplam 1252 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2017 Son Nokta | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA