Bugün 18 Ağustos 2018 Cumartesi
  • Viyana19 °C
  • Graz18 °C
  • Salzburg18 °C
  • Linz18 °C
  • Innsbruck19 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    229,592
    %4.57
  • Dolar
    6,0368
    %3.18
  • Euro
    6,8881
    %3.60

Züleyha Akyazı / Gönül Pınarı

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Züleyha Akyazı / Gönül Pınarı

Her şey Elinizde!

03 Aralık 2017 Pazar 20:20
Hayatta ki tüm basarilarin ve basarisizliklarin, her türlü olumsuzluklara ragmen, düzeltilebilirlik gerceginin sadece kendi elinizde oldugu gercegiyle yüzlestiniz mi hic?
 
Cünküleri, bunun yüzünden oldu diye adlandirdiginiz sitemlerin ana kaynagini merak ettiginiz oldumu hic?
 
Bu sorularin cevabini sirf kendinizi hakli cikarmak icin yaptiginiz ve kendizde koruma mekanizmasini gelistirmis bir uzman oldugunuzu birileri size hatirlattimi hic?
 
Cevrenizde ki olumsuz düsüncelilerden nasil etkilendiginizi ve su anki oldugunuz yerde onlarin da payi oldugunu biliyormuydunuz?
 
Elinizde olupta, sebebini bilmediginiz sekilde yapamadiklarinizin adina tam olarak PSIKOLOJIK ATALET adi verildigini hic duydunuz mu peki?
 
Gelin herseyin eliniz de oldugu gercegini, "PSIKOLOJIK ALATELETTEN"  mütevellit maduriydetlerin ve mutsuzluklarin olusmamasi adina, detaylariyla birlikte aciklik getirelim!
 

Herseyin basi EGITIM ve egitim ilk önce ailede baslar. Ebeveynlerin, aile bireylerinin kolu komsunun herbirimizin su anki durumunda etkileri büyüktür. Hic zaman kaybetmeden Psikolojiik atelet kelimesinin acilimi yaparak ise koyulalim, gelecegimizin emanetcileri cocuklarimiz adina ve toplum sükuneti adina. Zaman lehimize hizla akip gidiyorken bu gidisatin böyle gitmemesi gerektigini belirtmek gerekir diye düsünmekten kendimi alamiyorum acikcasi!!
 
PSIKOLOJIK ATALET: isteksizlikle tembelligin, kararsizlik ile kayitsizligin, yavaslik ile yilginligin isbirligi yapip insan ruhunu ele gecirmesidir. iki türlü atalet hali vardir: düsündügünü yapamamak ve yaptigi üzerine düsünmemek. ilki duygusal atalet olup ikincisi ise düsünsel yani entelektüel atlettir. Duygusal atalet gönlün, düsünsel (entelektüel) atalette beynin YORGUNLUGUDUR!!

Hayat malesef atalet degil, haraket üzerine kurulmustur, varligimizin bir zorunlulugudur eylem icine girisimiz.
 
Simdi bu eylemi etkileyen tüm olumsuzluklari teker teker ele alalim ve gerceklerle yüzleselim toplum olarak, cünkü bu toplum buna muhtac, ihtiyac ve ac bir durumda!!
 
Yukarda egitim terimi ile Psikolojik atalet kavraminin nerelerde kesistigini ve bizlerin su anki durumunda ki etkisinin ciddiyetini hepberaber görelim istiyorum siz degerli okurlarla birlikte!
 
Bir daha  Mustafa Kemal Atatürk yada Einstein dünyaya gelir mi diye düsünürken, Psikolojik ataletin ve ebeveylerin üzerimizde ki yarattigi sonuclarinin ana kaynaginin cocuk yaslara dayandigini tüm gercekci verilerle sizlerle paylasmak istiyorum.
 
Bir insanoglunun temel gelisiminin 0-6 yas arasinda gelisim sklasinda %85'lik bir gelismeye tabi oldugunu ve  geri kalan %25'lik bölümünü okul ve is hayatinda tamamladigini biliyormuydunuz? Bu ciddi yüzde ucurumunda ailenin ve okul öncesi egitimin esas alindigini duymusmuydunuz hic? Peki suan ki durumunuzdan memnunmusunuz mevki olarak, acaba daha iyi yerlere gelebilirdim sorulari hic olustu mu kafanizda? Iste tüm bunlara verilecek cevap tamda sizde sakli, hersey elinizde iken, sorular icinde sanki cözümsüzcesineymis gibi tutum sergilemek olsa olsa sadece zaman kaybindan baska birsey olmaz, sayili günlerinize yazik olur derim nacizane?
Zaman yakinma zamani degil, zaman artik eylem icine girme ve yanlislarla yüzlesme zamanidir, hem bir birey hemde tolumun birer halkalari olarak bu bilinci yaymamiz gerektigini düsünenlerdenim, bananeci ve bahanecilerden degilsek eger ne mutlu bize!
 
Okul öncesi egitimin asil amaci; Hicbir farklilik gözetmeksizin tüm varliklara saygi duymak, sevmek, tüm insani tutumlar icinde Öz güvenlerini besleyici egitimleri sunmak, becerilerini ortaya cikarmak ve toplumda korkmadan düsüncelerini beyan etmek gibi söz hakki olduklari gerceginin idrakina varmalarini saglamaktir! Bunlari yaparken de hayatlarini kötü yönde etkileyici her türlü sözel yada fiziksel siddetten uzak yasam alanlari sunmak alinmasi gereken temel esaslardir. ilerki yillarda ki durumlarindan sikayetci olmamalari adina, mutlu yasam idame ettirmeleri adina bütün bu cabalar elbette. Keza olduysa, ki oluyor biliyorum, iste ordada cözüm yine bizlerde sakli olup, onlari hayata nasil gecirebilirimleri bulmakla ise koyulmak bir zaruriyettir  artik.
 
Kiymetli okurlar, ebeveynler,dedeler, nineler, kardesler, amcalar, dayilar, halalar teyzeler; sizden tek ricam cocuklariniza sahip cikmaniz olacaktir. Onlarin önüne evnayi cesitle bezeli masa kurarak, üst bas alarak, harclik vererek ve her türlü istediklerini yerine getirerek degil, evlatlarinizi ilk önce dinleyerek, birer birey olduklarini kabullenerek ise koyulalim lütfen. Arada ki iletisimi saygi cercevesi icinde dogru bir sekilde kurarken, cocuklarimiz büyüklerden korkmadan cekinmeden düsüncelerini rahatlikla beyan edecegi ortami saglamak zorundayiz. Bu bir yasam hakkidir, kisilik hakkidir ve bunun birileri tarafindan sekillendirmek istenilmesi demek; kisiler arasinda ki tehlikeli ve bir okadarda cetrefilli zaman sürecinin start almasi demektir.
 
Varsayimlarla degil, gerceklerle yüzlesmeliyiz, problemcil degil, cözümcül düsüncelerle; birbirimizin hayatlarina ufak dokunuslarla güzellikleri huzuru, mutlulugu, sükuneti bahsetmeliyiz diye düsünmekten kendimi alamaiyorum!
 
Sekillendirmek bir ego tatminidir ve bu sekillendirmede cocuklariniza olan hitap sekliniz, üslubunuz cok önemlidir. Evlatlariniza sakin ola, su kelimeleri kullanmayiniz "Sen beceriksizsin, salaksin, aptalsin, geri zekalisin, sakarsin neyi yapabiliyorsun ki, tembelsin ve gereksiz sekilde sürekli ders calis ihtarlari" vs vb gibi negatif, onur kirici, gurur inciltici ve asagilayici cümleler varsa, hayatinizda lütfen su dakikadan itibaren cikariniz, evlatlarinzdan özrünüzü dileyiniz ve bir daha o asagilayici kelimeleri hayatiniza dahil etmeyiniz! Bu itici, onur, gurur kirici kelimeleri aramizda duyan olmustur mutlaka ve dolayisiyla o travmalar aklina geldiginde derin bir üzüntü duyuyordur hakli olarak. Üzüntülerinizi bir sokraki nesillere reva görmeyiniz, bu kisir döngüye artik birileri son noktayi koymali aile huzuru ve toplum saadeti adina.

Eger cocuklariniz okulda basarisizsa, hatayi evlat da degil kendiniz de aramalisiniz, herbirimizin zihinlerinde ki o gereksiz ihtarlari alirken ebeveynlerimizden, hangibirimiz isteyerek ve büyük bir enerjiyle ders calistik ki? böylesi tutumlar cocuklarimizi negatif yönde etkilerken, ebeveynler de basarisizliklar karsisinda cocuklarinda zeka sorunu oldugunu düsünürler bos yere. Asinda herkesin zekasi yerinde fakat, uygun ders calisma sistemini cocuklarimiza nasil asilayabilirimleri düsünmek en dogru yol olsa gerek. Beyinlere sunulmus olan olumsuz ihtarlar yüzünden hayatimizin her alaninda benzeri isteksizliler ve kendinde ki ögretilmis basarisizligi yok etmek de yine kisinin elindedir. Cocuklarinizla sorunlar yasiyorsaniz lütfen konunun kaynagina ininiz ve cözüm yollari arayiniz.
 

Eger evden kacan evladiniz varsa, sorunu cocuk da degil kendinizde aramaniz gerekir. Hicbir mutlu evlat ailesinden kacmaz, disarda ki tehlikeli insanlari kendisine dost secmez. Cocuk deyip gecmeyin, onlarla olan baginizi ilk önce hitap sekillerinizde saygili tutum göstererek hissetiriniz. Cocuklara isaret parmaginzinizi sallayarak SEN kelimesiyle baslayan ve bu kelimenin cocuk ruhunda ki soguk dus etkisiyle, kendisini istemedigi seyleri yapmaya zorlamayiniz. Elbette hatalariniz olabilir söylemlerinizde, hatalariniz karsisinda ki özür dilemeyi, büyük özür dilemez diyerek daha cok yanlislara sebebiyet vermeyiniz. Özür dilemek büyüklüktür, karsinizdaki kücücük bir cocuk yada ergen olsa bile hatanizi kabul ettiginizi ve onlara saygi duydugunuzu, sevdiginizi, onlarin düsüncelerinin sizler icin olan önemini hem beden dilinizle hemde söylemlerinizle lütfen gösteriniz, hissettiriniz!!

Hele hele su cümleleri kuran oldugunu biliyorum; "Bu cocuk kime cekti böyle, yildim bundan, adam olmadi gitti" gibi cümleleri sarfetmekle kendinizi aklayamazsiniz. Bu cocuklar böyle olmayi istemediler, sizler onlari bu tutumlara tesvik ettiniz. Sunu da göz önünde de bulundurmak gerekir; elbette gercekten zor evlatlarimizinda oldugu gercegini kabüllenmek lazim. Iste burdada dalinin uzmani kisilerden yardim almayi, ebeveynler olarak ihmal etmeyiniz lütfen. Erken yaslarda alamadiginiz önlemlerin bedelini ömür boyu cekmeye kendinizi mahkum etmeyiniz! Her türlü sorunun asilmasinda zannetmiyorum ki, bir care yoktur ölüm harici. Yeterki etrafimizdakilere saygi duyup aradaki bagi kendi isteklerimize göre sekil vermeye calismadan olduklari gibi kabul edip, sarip sarmalayiniz! En azindan empati yolunu seciniz, sizler o yaslarda neleri yapmak isteyip de aileniz tarafindan bu becelerinizin önüne engeller konuldu ve hayal kirikliklari yasadiniz, o becerinizi hayata gecirememenin ezikligini kalbinizin ta derinliklerin de hissettiniz!

En büyük yanlislarimizdan birisi de; kücük cocuklarla göz hizasina gelmeden diyalog icine giriyor olusumuzdur, yukarda bir dev kesilerek, asagiya dogru onlara, sen hicbirseysin hissiyatini veren konusmalari yapisimiz ve sen benim igin bir hicsin mesaji verisimizdir. Bu cocugun psikolojisinde en agir darbeyi vuran bir beden dilidir. Özellikle erkek cocuklariyla konusurken mutlaka onlarin bedenlerine dokununuz, sizlerin ellerinden onlarin bedenlerine gececek o enrjiye  ihtiyaci vardir, cünkü erkek cocugunun dogasinda aligilama sistemi dokunusla basliyor. Kiz cocuklarinda bur durum ayni degil, onlara dokunmak sart degildir. Bu ufacik gibi görünen ama insan psikolojisinde taninmis verileri sizelerle paylasmamin yegane sebebi, biz büyüklerin hayatlarinda yapilan yanlislarin tekerrür etmemesi adina olup, toplumumuzun akli selim ve adimlarini saglam atan nesillerin, ne istedigini bilen, asla yilginlik bilmeyen fertlerin cogalmasinda yegane temel sayisimdir!

Konfücyüsün dedigi su degerli cümlesini hatirlatmadan da gecemeyecegim "Balik tutup vermeyin, balik tutmasini ögretin"

Herbirimiz cok kiymetli ve bir okadar da birbirimize emanetken, birbirimizi dinlememek gibi kötü bir aliskanliga sahip bir toplum gercegi yazili ve sözlü medya tarafindan bizlere tokat gibi sunuluyor gün gecmiyor ki. Hersey elinizde, mutlulugunuz, mutsuzlugunuz, umudunuz, umutsuzlugunuz!!! Degisim gelisimden gecen bir sürectir ve su anki durumunzda birilerinin cok kötü katkisi olabilir, ama bu durumu degistirip hayallerineze ulasmak, olmak istediginiz yere gerekli verileri bulmak ve hayata gecirmek sizin elinizde. Yeter ki amac faydali olsun, yeterki kötü niyet tasimasin. Hayatinizdan enerjinizi ve iyi niyetlerinizi öldüren birileri varsa, onlari yasam alaninizda barindirmayiniz. Cünkü onlar sizi kötü, ardniyetli ve izlerini her daim hissedeceginiz sonuclarin alkis tutan en aci gercekelriniz olacaktir. Insanlara bahsedilen SORGULAMA yetenegini gelistirmek de sizlerin elinde. Gözü kapali adimlar atmak yerine, emin adimlar atmak varken ve bunun hakli mutlulugunu yasamak varken, neden insan kendisine gelisim gösteremiyor, bunu idrak etmek zihin muharebesiden öte bir durum teskil etmiyor benim icin!

"Mutlu degilsen, suclusun" der Tolstoy!
 
Bu cümleden yola cikaraka herkes, mutluluk ortamlarini olusturabilir, sizler kendi mutluluklarinizin birer dahisisiniz, yöneticisisiniz, liderisiniz. Dizginlere sahip cikmak da, salip birakmakta sizin elinizde. Akibetinizi, elinizde ki size ait sahsi realitelerden kacarak birilerine fatura kesmekle ömür gecirmek hangi akli selim insaninin isi olabilir ki?

Bu misralara delil olarak da, asagidaki cümlenin sahibi olan irlandali yazarin pahabicilmez sözünü, sizlerle paylasmayi kendimde bir görev addediyorum!!

"Bir isin nasil yapilacagini biliyorken, bir baskasinin yapamadigini görüp dilini tutmak, imkansizdir"  George Bernard Shaw....

Hersey sizinle baslar ve yine sizinle son bulur hedefleriniz adina, kendinize duydugunuz saygi ve deger adina ilk adimlari atmanin zamani, su an neden olmasin peki?

Kendinize olan güveninizden asla vazgecmeyiniz ve asla pes etmeyiniz, cünkü pes ettiginiz o an, asil herseyin yeni baslangicidir bir anlamda!!!
 
"Aydinligi icinde tasimaya bak, iste o zaman karanlikta bile yolunu bulabilirsin" W. Blake,

Haydi simdi aydinliginizi insa etme zamani olsun, simdi keskelerin defni, umutlarin ise serpilme zamani olsun..
 
Gelecegimizin umudu cocuklarimizin adina ve kendinize hakettiginiz yasam sartlarininin biran önce olusturulmasi, cocuklarimizin gelisimlerinde egitimli ebeveynlerin cogalmasi, her türlü olumsuzluklara ragmen bulundugu yeri haketmedigine inanan ve bu yolda Psikolojik ataletin etkisinden kurtulmus mutlu, huzurlu bir toplum düzeyine erismek dileklerimle!!!!
 

Saygilarimla...




 

Bu yazı toplam 488 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2017 Son Nokta | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +43 660 8358268 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA