Bugün 22 Eylül 2019 Pazar
  • Viyana15 °C
  • Graz13 °C
  • Salzburg13 °C
  • Linz13 °C
  • Innsbruck13 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    285,038
    %0.00
  • Dolar
    5,7696
    %-0.72
  • Euro
    6,3163
    %-0.89

Mehmet Deniz Fansa

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mehmet Deniz Fansa

Evlilik Deyince

10 Haziran 2019 Pazartesi 17:24

Evlilik deyince......
Evliliği yanan bir ateşe benzetebiliriz. Ateşin devamlı yanması için sürekli beslenmesi gerekir. Evliliğin sağlıklı yürüyebilmesi için de daima beslenmesi yatırım yapılması gerekir. Bu yatırımlar kadın erkek psikolojisi, eşler arası iletişim, çocuk ve ergen gelişimi hakkında bilgi sahibi olmak ve eşlerin kendilerini geliştirmesiyle olur. Evliliğin önemli üç temelleri vardır. Sosyal yapı, biyolojik yapı ve psikolojik yapısıdır. Evliliğin doğasını anlayabilmek için bu temelleri bilmek gerekir.
Eşleşme biyolojiktir ; insanın genetik yapısı ve doğası evlenmeye yöneliktir. Kadın ve erkeğin birbirine cinsel eğilimi vardır. Bu eğilim içgüdüseldir ve insan soyunun devamı için gereklidir. Yani evlilik öncelikle insanın biyolojik ihtiyacıdır. Kadınlar psikolojik doğaları gereği cinselliği ikinci planda tutarak sevilmeyi, değer görmeyi duygusal ihtiyaçlarının karşılanmasını daha çok önemser. Erkek ilişkilerinde ask verir ve cinsellik ister, görselliğe önem verir. Kadından övgü bekler, kadınının kahramanı olmak ister.
Sosyal yapı olarak, evliklerde insanın kişiliğinde bulunan iletişim sekli , sorun çözme tarzı, düşünce biçimi yetiştiği toplum ve aile içerisindeki kültürle belirginleşir. Farklı sosyal ve kültürel ortamda yetişen eslerinde birbirlerini anlama ve ortak bir noktada buluşmalarını sağlar. Psikolojik yapı olarak eşlerin birbirlerine vermiş olduğu değer, saygı, sevgi ve duygularını anlama, empati kurmaları, eşlerin birbirine güven içerisinde hissetmelerini sağlamak ve birbirlerini en iyi şekilde tanıyarak ruh hallerini çözümlemesini kolaylaştırır. İyi evlilik, sorunları olmayan değil, sorunlarını çözebilen çiftler arasında kurulan evliliktir. Bir ülkede güven ve sükûnet ortamının tesis edilmesi için kural ve kanunların konulması ve uygulanması ne kadar önemliyse bir ailede de eşler arasında ortak değerlerin oluşturulması o kadar önemlidir. Nasıl ki kanunları olmayan veya kanunlara uyulmayan bir ülkede anarşi ve kaos ortamı oluşursa, ailede ortak değerler sistemini oluşturamamış bir evlilikte de kavga ve gürültü eksik olmayacaktır. Ailede “ortak değerler her şeyden önce temel bir güven ve hoş görü üzerine kurulmalıdır.” Sağlıklı ailelerde bu ortak değerlerin içerisinde; muhabbet, merhamet, özür dilemeyi bilme, pişmanlık duyma ve bunu karsı tarafa bildirme, bağışlama gibi davranışlar temel ilke olarak benimsenmelidir. Evliliklerde kişilik uyumundan daha çok ,çiftin ortak amaç ve hedeflere sahip olmaları önemlidir. Eşlerin kendi kişiliklerini yaşaması ayni zamanda birlikte ortak hedeflerin ,ortak paylaşımların ve ortak değerler içerisinde, Ben’leri koruyup Biz bilincine sahip olmalıyız. Eşlerin kendi aralarında ki değerler sistemini oluşturup ona bağlı yasamalarının doğru olduğu söylenilebilir. Çünkü “İnsanları mutlu eden değerler sistemlerinin ortak olmasıdır.“ Kendini evliliğe hazırlayan tüm bireylerin kendilerine ve eş adaylarına sormaları gereken bazı temel sorular olmalıdır. Bu sorulara verecekleri cevaplar “Aile yapısının“ sağlıklı yürüyüp yürümeyeceği konusunda kendilerine kılavuzluk edecektir. Bu sorulardan bazıları: “Aile olmanızın temel amacı nedir?” “Nasıl bir aile olmak istiyorsunuz?” “Esinizin ve siz bir aile olarak topluma neler verebilirsiniz?” “Evlilik müessesesi hakkında yeterli bilgiye sahip misiniz?” “Ailenizin geleceği hakkında ortak bir planınız var mı?” “Evlilikteki ve hayattaki öncelikleriniz nelerdir?” Bu soruları çoğaltmak ve çeşitlendirmek mümkün, fakat maalesef bizim toplumumuzda evliliklerin genelinde sorulmayan ve sorgulanmayan bu ve benzer durumların ileride eşler arasında sıkıntıların temelini oluşturuyor. Hele bir evlenelim Allah Kerim mantığı ile kurulan evlilikler genelde yürümüyor. “Kervan yolda düzelir” mantığı daha nişanlılık arifesinde sorun yumağı olarak karşımıza çıkıyor. Yapılan araştırmalar, evli çiftlerin yarıdan çoğunun birbirini tam anlamıyla tanımadıklarını göstermiştir. İspatlanan bir şey daha vardır . Birbirini çok iyi tanıyan çiftlerin sevgileri her gecen gün artmaktadır. Aile danışmanlığıma başvuran insanların çoğu ,eşinin kendisini anlamadığını söylemektedir. Eşlerin birbirini anlamasının yolu birbirini tanımasından geçer. Eşler arasında yaşanan sorunların ve krizlerin temel nedeni ,evlilik hakkında yeterli bilgiye sahip olmamaktır. Eskiden bir sorun yaşandığı zaman aile büyükleri yeni evlenen çiftlere hakemlik ederlerdi . Günümüzde evli çiftler yaşadıkları aile içi sorunlarda uzmanlardan yardım alma yolunu seçmektedirler. Aile danışmanı bireyler arasında oluşan sorunların çözümünde yardımcı olan, sorunlara farklı bir bakış açısı içerisinde eşlerin saygı çerçevesinde birbirlerinin duygu ve düşüncelerini anlamalarını öğretir. Aileye rehberlik yapar. Evlilik bir yolculuktur, eşinizde sizin yol arkadaşınızdır. Yol arkadaşınızı belirlemek ve o yolculuğa hazırlanıp çıkmak için önce insanın kendisini ve evleneceği kişiyi en doğru şekilde tanıması gerekir. Ben kiminle evleniyorum, onunla anlaşabilecek miyim? Şeklindeki sorulara kişinin vereceği cevaplar, önce kendini tanımasına bağlıdır. Evlenecek kişiler genelde karşı tarafın nasıl biri olduğu üzerinde durur; ancak kendilerini analiz etmedikleri için onunla anlaşıp anlaşamayacaklarının cevabını sağlıklı veremezler. Dolayısıyla evlilikte kişinin kendisini tanıması, evleneceği kişiyi tanımasından önce gelir. Evlik bir kalbi paylaşmaktır.
Dadel Aile Danışmanı
 Mehmet Deniz Fansa

Bu yazı toplam 153 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 2017 Son Nokta | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +43 660 8358268 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA