Bugün 30 Kasım 2020 Pazartesi
  • Viyana2 °C
  • Graz-1 °C
  • Salzburg3 °C
  • Linz0 °C
  • Innsbruck7 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    460,168
    %-0.40
  • Dolar
    7,8892
    %-0.76
  • Euro
    9,3855
    %-0.85
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Avusturya'da Kızı Korona Semptomu Gösteren Annenin Soruları
27 Ekim 2020 Salı 20:52

Avusturya'da Kızı Korona Semptomu Gösteren Annenin Soruları

​Avusturya’da kızı korona belirtileri gösteren bir annenin yaşadığı çaresizlik ve çaldığı kapılar karşısında farklı cevaplarla başka yere yönlendirmeleri anneyi isyan noktasına getirdi. Bir okuyucumuzun yaşadığı ibret dolu hikayeyi, herkese örnek olması a

Avusturya’da kızı korona belirtileri gösteren bir annenin yaşadığı çaresizlik ve çaldığı kapılar karşısında farklı cevaplarla başka yere yönlendirmeleri anneyi isyan noktasına getirdi. Bir okuyucumuzun yaşadığı ibret dolu hikayeyi, herkese örnek olması adına paylaşıyoruz. İddiaları herkesin ibretle okuması gerekli hele ki şu korona dönemlerinde.

 

 

 

Bir vatandaş olarak başımdan geçenlerin doğrultusunda, duymuş  olduğum diğer bir olaya binanen paylaşmak kararı aldım. 

Kızımla beraber 9 gündür evdeyiz. İlk iki gün düzensiz bir ateş yükselmesi, kusma, şiddetli karın ve baş ağrısı, kısa süreli ishal ve boğaz ağrısına maruz kaldı. Bu şikayetler hafta sonuna denk geldiği için pazartesi gününü bekledik. 3. gün ateşi kesildi, kusma yok sadece şiddetli baş ve de boğaz ağrısı şikayetiyle iş çıkışı sonunda aile hekimine gittik. Tüm bu şikayetleri anlattık ve bize herhangi bir test yapmadan veya önermeden bir tane antibiyotik yazdı, ertesi gün sabahına kan testi için randevu verdi ve biz eve geldik. Tabiki eczanelerin kapanış vaktine denk geldiği için ilacı alamadık. Kızımı evde yalnız bırakıp nöbetçi eczaneye de gitmek istemedim açıkçası.  Akşam yemeği yerken kızımın tad ve koku da almıyorum şu an demesi üzerine tüm semptomlar oluşmuştu ve anladım ki coronaya yakalandı ve hemen Corona hattı olan 1450’yi aradım. Şu ana kadarki yazdıklarımı tek tek anlattım ve kızıma ertesi sabah test yapılacağını evden çıkmamam gerektiğini ve de iş yeriyle bu konuyla alakalı görüşmem önerildi.  

Ertesi sabah ilk iş ev hekimini aradım ve önceki akşam muayenehaneden geldikten sonra koku ve tad duyusu kaybı oluştuğundan dolayı 1450’yi aradığımı ve gün içerisinde test yapılacağını söyledim. Test sonucunu aldığımda kendilerini bilgilendirmem istendi ve görüşmeyi bitirdik. Daha sonrasında çok geçmeden ilk sağlık  bakanlığından telefon geldi ve semptomlar soruldu. Aktardığım bilgiler doğrultusunda pozitif gibi görüldüğü ama test sonucunu beklemem önerildi ve öyle de oldu. Kısa bir süre geçtikten sonra test için geldiler. Salı sabahı yapılan testin sonucu cuma sabahı pozitif olarak aldık maalesef.  Bana söylenilen şey, birinci dereceden muzdarip kişi olduğum için kızımla beraber 30 ekime kadar karantinada kalacağımız bilgisi verildi. Kızımla uzun bir telefon görüşmesi geçtiği için aile hekimi kapanmış oldu bu arada. Ben bizi arayan doktor hanıma sorum olduğunu söyledim. Şu dakikadan sonra hangi türlü tedavi uygulanacak diye sordum. Bana kapanan aile hekimini aramam söylenildi. Kapandığını söyleyince pazartesi günü beklemem gerektiği ve bana da ertesi sabah yani cumartesi sabahı test yapılacağı bilgisi verildi. Buraya kadar her şey anlaşılmıştır umarım? Tüm anlattıklarımla alakalı buraya kadar sistemdeki sıkıntıların bilgisinde vermekten de hiç bir çekince görmüyorum.! 

 

Semptomların başladığı cumartesi gününden, cuma gününe kadar toplam 7 gün ve biz hale tedaviye başlayamadık. Velhasıl kelam ertesi günü bana da test yapıldı ve pazar günü jetz hızıyla negatif sonuç geldi. Ve bugün pazartesi sabahı ev hekimimin çalışıp çalışmadığını kontrol ettim ve kapalıydı. Temsilci 3 ayrı doktora yönlendiriyorlardı. Bir tanesini aradım tüm olan bitenleri anlattım ve yeni bir antibiyotiğe ihtiyacımız olduğunu söyleyince doktor hanım şaşkınlığını gizleyemedi. Nasıl yani siz bu şikayetlerle doktora gittiniz ve sizi o an test için ayrı bir odaya almadı mı yada yollamadımı. Hayır dedim. Şimdi ben ne hangi antibiyotiği yazayım ki diye bana sorunca bende ipler koptu. Sağlık bakanlığından size gelen kararı siz biliyorsunuz ben değil. Kızımın kalbiyle alakalı özel durumunu da göz önünde bulundurarak reçete yazmasını istedim ve sonunda iki farklı ilaç yazdı başka hiç bir vitamin takviyesi bile dile getirilmedi. Asıl şimdi buraya çok dikkat edin. Kendimle alakalı durumu sordum. Şimdi ben hangi gruptayım dedim. Şikayetlerim var, test negatif ve karantinada oluşumdan dolayı birinci dereceyle alakalı hangi sınıfa girdiğimi sordum. Bana verilen cevap bilmiyorum du! Kim bilecek bunu peki dedim ve öfkeli sert çıkışımla beraber kendisi sessiz olmak zorunda kaldı. Gidişatı bir doktor bilmiyorsa, SAĞLIK BAKANLIĞI ÇATISI ALTINDA DOKTORLARA NASIL BİR YÖNLENDİRME YAPILIYOR SORUSUNU SORDUM KENDİSİNE! Nasıl bir şeydi bu. Mart ayından bu yana hala oturtulamayan bir sistemin içimdeyiz sorusunu sordum. Cevap manidardı elbette. Sizi anlıyorum ama bu durum farklı bir durum ama size şu anki şikayetlerinizden dolayı değil, birinci dereceden muzdarip kişi olarak rapor yazıyorum dedi. Peki eczaneler bize ev hizmeti veriyor mu dedim kimsemiz olmadığı için. Ben elektronik reçeteyi onayladım bir kişi eczaneden almalı deyince şimşekler çaktı bende. Madem ben birinci dereceden muzdarip kişi olarak karantinaya alındım, ilaçları almaya gidemiyorum, eczane eve hizmet götürmüyor ben bu ilaçlara nasıl ulaşacağım dedim. Cevap taxi oldu. Peki bu para aktarımına nasıl bir çözümünüz var doktor hanım deyince, sizde haklısınız, nasıl olacak şimdi bu oldu cevap. Komşunuz yok mu denildi, dedim var elbette rica ederim kendisine de benim takıldığım nokta şu dedim. Bir şekilde ben para vereceğim komşuya, oda o parayı tutacak E-Card ile birlikte. Bu şu demek, bende ki mikrop karşıya bulaşıyor demek çünkü corona virüsü 28 saat paranın ve telefonların üzerinde canlı yaşayabiliyor. Buna da cevap haklısınız oldu ama çözüm hala yoktu nazarımda. Tamam doktor hanım ben başımın çaresine bakarım deyip kapadım ve o sinirle ilk önce 1450’yi aradım. Yarım saat bekleyişten sonra şikayetlerimi tek tek sıraladım.

 

1) Aile hekimi kızımdaki tüm semptomları öğrendikten sonra cuma gününe kadar nasıl görev yaptığını?

 

2) Kızımın testinin tüm semptomlar karşısında neden 3 gün gibi uzun bir sürede geldiğini?

 

3)Tesaviye 9 gün sonra bir şekilde başlayacağımızı ve aile hekimlerinin nasıl bir yetersizlik içinde  olduklarını?

 

4) Sağlık bakanlığının açıklamalarında antibiyotiklerin yanı sıra verilmesi gereken hiç bir vitaminin bize verilmediği?

 

5) Hastalık bulaşması önlemlerinin fiyasko olduğunu! Vs. Vb sıraladım.

 

Bana verilen ilk tepki sağlık bakanlığına haksızlık ettiğim oldu. Pardon yani; hangi haksızlıktan bahsediyorsunuz siz dedim. Kızımın kalbiyle alakalı özel durumu var ve tedavi diye iki türlü ilaç verildi. Ekran karşısındaki bildirdikleri vitamin takviyesiyle alakalı, doktor tarafından hiç bir takviye verilmediğini, kızıma bir şey olduğunda bunun sorumlusunun kim olacağını sordum ve o an danışmanlık yapan bayan sizi anlıyorum diyerek ilk önce olayın ciddiyetine sonrada haklılığımın farkına varsa da eczacı alanının uzmanı ve size öneriler de bulunur dedi. Yani işimiz eczaneye kadar kaldı. Daha sonra oda taxi ve konu komşu önerdi sağolsun, benim aklım ermiyor ya hani! İşte o an şu aklımdan geçti. EYVAH EYVAH! Hiç kimse yeterli bilgiye sahip değil ve olası durumda VAH GİDENE! 

 

Kendisiyle dostani bir şekilde vedalaştık ve ben sağlık bakanlığınnın coronayla alakalı bilgi hattını aradım! Reçete olayıyla alakalı sorularımı benimle ilgilenen danışmana sordum ve cevap ev hekimi yazmak zorunda oldu! En azından bir cevap gelmişti fakat o ana kadar doktor da dahil olmak üzere kimse olması gereken hizmetin tam bilincinde değildi!  Antibiyotiğin yanında verilmesi gereken bir sürü takviye ilaçlar var! Kan sulandırıcısından tutun vitaminine kadar fakat ne aile hekimim nede temsilcisi yeterli hizmet veremediler ve nazarımda sınıfta kaldıklarını ilettim. İlaç erişimiyle alakalı sorularımı sorduğumda da tıkandı kaldı danışman ve şunu ekledi. Sizi çok iyi anlıyorum fakat benim sınırlı bir hizmet alanım var dışına çıkamıyorum ve üzgünlüğümü belirmek istiyorum. 

 

Kendisine vermiş olduğu hizmet için teşekkür edip vedalaştıktan sonra dediğim tek şey şuydu.

 

VAY BE, ÖLEN ÖLSÜN KALAN SAĞLAR BİZİMDİR PROJESİNE HOŞGELDİNİZ! Size tek bir önerim var sevgili vatandaşlar, bizim sağlık bakanımız şöyle bir cümle etmişti ve bizler o an o sözün ne kadar değerli olduğunu anlayamadık ve kendisiyle de dalga geçtik! Bu salgından korunmanın tek bir yolu var, oda YAKALANMAMAK cümlesini hatırladınız sanırım! İşte şu an o noktadayız.

 

Dizinizi kırın ve beni evde oturmaya mecbur bırakıp, Viyana’da yaşayan Türk ailelerinin evlatlarında pozitif çıkmasına rağmen, birinci dereceden muzdarip olan diğer aile fertlerine sen çalışmaya gidebilirsin diye imzalı evrak veren bu sistemin ne kadar güvenilir olduğunu siz okurların insiyatifine bırakıyorum.

 

Haydi hepimize geçmiş olsun. 

Ölen gidecek, kalan sağlar da çilesini çekecek o kadar!

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2017 Son Nokta | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +43 660 8358268 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA